Doç.Dr M.Kerem Canbora

Merhaba, web sitem üzerinden tecrübelerimi paylaşmaktan büyük mutluluk duyacağım. Sağlık dolu günler dilerim.

TENiS YARALANMALARI NASIL ÖNLERİZ?

Global bir spor dalı olan tenisin popülaritesi artmaktadır. Özelikle Avrupa ülkelerinde son derece yüksek popülariteye sahip olduğu bilinen tenis ülkemizde de hem amatör hemde profesyonel düzeyde oldukça ilerleme kaydedilmiştir. Diğer sporlar (bisiklet, kayak gibi) ile karşılaştırıldığında daha fazla kalori harcanan tenisle ilgilenenlerin vücut-beyin koordinasyonları zamanla daha süratli hale gelmektedir. Bununla birlikte bacak adaleleri gelişmekte, dinamiklik, esneklik ve dayanıklılık kazanılmaktadır.

    Diğer rekabet sporlarında olduğu gibi ortopedik yaralanmalar bakımından risk altında olan teniste yaralanmalarının yaklaşık 2/3’ünde neden aşırı kullanım yaralanmalarıdır. Yaralanmaların 1/3’ü ise travmatik yaralanmalar olup aniden gelişirler. Bölgesel olarak bakıldığında dirsek sorunları (tenis dirseği), omuz yaralanmaları, stres kırıkları (aşırı tekrarlayan zorlayıcı birikici hareketlerde özel bölgelerde oluşan küçük kırıklar), ayak bileği burkulmaları ve bağ yaralanmaları, kas zorlanma ve yaralanmaları en sık görülen yaralanmalardır. Yapılan çalışmalarda yaralanmaların önemli bir kısmının alt ekstremitelerde (uyluk, bacak, ayak ve ayak bileği) olduğu ve bunu sırasıyla üst ekstremiteler (omuz, kol, dirsek, el bileği gibi) ve göğüs bölgesinin izlediği bildirilmiştir. Akut yani ani yaralanmalar alt ekstemitelerde meydana gelirken kronik yaralanmaların üst ekstemitelerde meydana geldiği vurgulanmaktadır.

    Çoğu tenis sporuna özgü olan yaralanmalar  iş kaybı ve sakatlıkla sonuçlanabilmektedir.  Bu nedenle risk faktörlerinin belirlenerek tenise bağlı yaralanmaların önlenmesi önemlidir.

 

Tenis Yaralanmaları ve Yaş İlişkisi

     Yapılan çalışmalarda tenis yaralanmaları ile yaş ilişkisinin belirgin olmadığı bildirilmiştir. Aynı zamanda kadın erkek cinsiyet açısından da bir fark olmadığı bildirilmiştir. Buna karşın yaralanma tipleri ile yaş arasında ilişki sıklıkla vurgulanmıştır. Buna göre örneğin omuz yaralanmaları orta yaş grubunda daha sık iken tenis kaynaklı sırt ve bel ağrıları ve stres  kırıkları adolesan popülasyonda daha sık bulunmuştur. Tenis ile ilişkili yaralanmaların artan yaş ile birlikte artış eğilimine girdiği akılda tutulmalıdır.

 

Stres Kırıkları

 

  Stres kırıkları denildiğinde kemikteki küçük çatlaklar anlaşılmalıdır. Ağrı ve şişlik zamanla yerini kronik ağrıya bırakır. Kort zemininin asfalt vb gibi sert olması özellikle ayak olmak üzere alt ekstremite kemiklerine aşırı yük bindirir. Toprak yada çim kortlarda stres kırıkları daha az sıklıkta görülmektedir

   Sert zeminlerin yanısıra stres kırıkları çok hızlı antreman programları ile ilişkilendirilmektedir. Kasların yorulması özellikle ayak tarsal kemiklerinde (tarsal navikular) stres  artışına yol açarak tipik çatlak şekline ortaya çıkmaktadır. Ayak tarak kemiklerinden ise en çok ikincisi (ikinci metatars) etkilenmektedir. Bu tip kırıklar en çok ayakta olmakla birlikte bacak uzun kemiklerinde de olabilmektedir.

    Stres kırıklarını önlemenin en önemli yolu yoğun oyun öncesi ısınma ve germe ile birlikte uygun güçlendirme ve dayanıklılık programı uygulamaktır. Bunun yanında yoğun antermanlar sırasında kısa dinlenme molaları vermek önleyici olabilir.

 

 

Ayak bileği Burkulmaları ve Bağ Yaralanmaları

 

   Ayak bileği burkulmaları her zeminde olabilir. Bunun nedeni tenisin çok yönlü hareketleri gerektiren  bir spor olmasıdır. Sıklıkla ani koşular ve zıplamalar yanlış inişe ve ayak bileği burkulmasına yol açar. Toprak kortların ayak bileği burkulmaları için daha riskli olduğu akılda tutulmalıdır. Burkulmaların çoğu istirahat, sabitleme, buz ve kimi zaman ağrı kesici ilaçların alımı ile iyileşirler. Ayak bileğini destekleyici ayakkabı giyilmesi, şüpheli zeminlerden kaçınılması ve aktivite öncesi ve sonrası ısınma ve soğutma yapılması faydalı önlemlerdir.

 

 

 

 

Tenisçi Dirseği

 

  Tenis başta olmak üzere sporcunun raket tutuşu ve el ile kavrayışı vuruş mekanizmalarını başlatan en önemli hareketlerdir. Spor sırasında dirsek eklemi birikici tekrarlayan-mikro travmalara maruz kalmaktadır. El bileğimizi yukarı (ekstansiyon adı verilir) kaldıran kas dokusunun yukarıda dirsek eklemimizin dış çıkıntısına yapışma yerindeki yerel iltihaplanma olarak tarif edilebilir. Tenise yeni başlayanlarda ayn sorunun dirsek ekleminin iç tarafta oluşan sinonimi olan golfçü dirseğine göre 10 kat daha fazla görülmektedir. Yapılan çalışmalarda tenisçi dirseğinin daha çok eğlence amaçlı sporcularda geliştiği gösterilmiştir. Kanıt düzeyi yüksek olmasa da her-iki eli ile backhand kullananlarda baskın olmayan tarafın zorlayıcı kuvvetleri absorbe (emerek) ederek tenisçi dirseğinin oluşma riskini düşürdüğünü bildiren çalışmalar mevcuttur.

   Bu sorunu hazırlayan faktörler arasında yapışma yerinde (ekstansör orjin) strese yol açan ağır raket seçimi, standart olmayan ağır toplar, raket filesinin (kordaj) gereğinden gergin yada gevşek ayarlanması sayılabilir. Başlıca şikayetler raketi kavrama, yumruk sıkma ve el bileği yukarı kaldırma hareketlerinde dirsek lateralinde yerleşimli önkola yayılabilen karakterde ağrıdır. Çoğu sporcunu doktora başvurma sebebi el bileği yukarı kaldırma (ekstansiyon) hareketi sırasında yada el sıkışma hareketlerinde tipik ağrıdır.

   Tedavi el bileği ekstansör yani yukarı kaldırıcı yapıların gerilmesi, izometrik eksersizler ve hafif ağıırlık eksersizleri ile güçlendirmeyi içerir. Sadece buz uygulaması bahsedilen izometrik ve dirence karşı eksersizler olmadıkça faydalı değildir. Önkol tensiçi dirseği bandı (kas yapışma yerindeki tansiyonu azaltarak etkili olabilmektedir) steroid enjeksiyonları, PRP (sınır değerlerinden yüksek trombosit içeren plazma) uygulamaları, dışarıdan şok dalgası uygulamaları ve cerrahi tedavi diğer uygulamalarıdır.

 

 

 

 

Omuz Yaralanmaları

    Tenis oyuncularında topun yukarıda olduğu tüm sporlarda olduğu gibi özellikle omuz eklemi ve çevre dokulara aşırı yük biner. Servis atışı başta olmak üzere baş üzeri her harekette omuz  ve dirsek eklemleri aşırı zorlanmaya maruz kalırlar. Sporcu özellikle servis, baş üzeri smaç ve uzun vuruşlarda kinetik zinciri etkili kullanma tekniklerini bilmelidir. Kinetik zincir denildiğinde aktiviteler ve hareketler sırasında tüm üst ekstremitenin (kol, dirsek ve el bileği) ve alt ekstremiteye (uyluk, bacak, diz, ayak-ayak bileği) koordine bir şekilde bağlantısı kastedilir. Bir başka deyişle kinetik zincir gereğince kalça, kasık yada karın adallerindeki sorunlarda eş zamanlı olarak omuz ve üst ekstremite yaralanmaları riski artmaktadır.

   Döndürücü kas kılıfı (rotator manşet adı verilir) omuz hareketeri sırasında omuz eklemini yuvada tutma görevi görür. Baş üzeri smaç ve tekrarlayan servis atışlarında döndürücü kas kılıfına binen aşırı kuvvet sonucu tendinit denilen iltihabi durum hareket kısıtlılığına ve devam ettiğinde  "sıkışma" adı verilen tedavisi zorlu bir süreçle sonuçlanabilmektedir. Sıkışma kişinin basit günlük aktivitelerinin dahi yapamayacak duruma gelmesine yol açabilir. Sıkışma omuz eklemi dışında (subakromial) olabildiği gibi eklem içinde de olabilir. Bu durumda döndürücü kas grubunun (rotator manşet) ekleme bakan kısmında ileri derecede ağrılı kısmi yırtıklar gelişebilmektedir. İçerdeki yani eklem içindeki sıkışmada hastaların kollarının dışa dönme hareketinin arttığı ölçüde içe dönme hareketlerinin kısıtlandığı gözlemlenmiştir.

  Tedavide öncelik özellikle içe dönme hareketinin, arkadaki döndürücü adalalelerin ve kürke kemiği (scapular) adalelerin güçlendirilmesine verilmelidir.

 

Kalça-Diz yaralanmaları

   Kalça çevresi yaralanmalar özellikle elit sporcularda yaklaşık % 25’lere kadar sıklıkta bildirilmektedir. Kalça yaralanmaları kasık adalelerinin asimetrik büyümesine bağlı sıkışma ve kasık ağrısına yol açar. Özelikle eski kadın elit sporcularda kalça çevresi mahmuzsu kemik çıkıntılar (osteofit) koşuculara göre iki kat daha fazla görülmektedir.

  Yapılan bir çalışmada diz ön çapraz bağ yaralanmaları, patellofemoral eklem ağrıları, atlayıcı dizi olarak bilinen patellar tendinit tenisçilerde sık rastlanan diz sorunları olarak karşımıza çıkmaktadırlar.

 

 

 

Tenis Bacağı

 

    Tenisçi dirseğine benzer bir fenomendir. Bacak pazu kası olarak bilinen gastrokinemius adalesinin iç tarafındaki kronik zorlanmayı ifade eder. Tenis ile ilişkili aktivitelerde sporcuları 1/6’sında ortaya çıkmaktadır.

 

 Sırt ve Bel Sorunları

   Tenis sporcularının yaklaşık 1/3’den fazlasında kronik sırt ağrıları görülmektedir. Otörlere göre tekrarlayan, uzun ve şiddetli servis atışları sırt ağrılarında sorumludurlar. Üstten spinli servis atan genç sporcularda düz yada slice servis atanlara göre sırt ağrısı daha sık görülmektedir. Bu durum genç sporcuların elit sporculuk dönemlerinde bel kayması olarak bilinen spondilolizis yada spondilolistezis sorunlarının çok daha sık ve şiddetli olarak ortaya çıkması ile sonuçlanabilmektedir.

 

Yaralanmaların önüne nasıl geçilebilir?

 

     Sert tenis kortları asfalt yada mumlu beton olduğunda vücut üzerinde daha fazla stres yaratır. Sert kortta yapılan her inme hareketi stres kırıklarının oluşumunda risk taşır. Toprak yada çim kortlar ise daha yumuşak olmaları nedeniyle kemikler üzerinde daha az stres yaratırlar. Buna karşın yumuşak kortlarda kayma hareketinin daha fazla olması strain yada burkulma olarak bilinen özellikle diz ve ayak bileği bağlarında yaralanmalara yol açabilmektedir. yapılan bir çalışmada tedavi gören elit tenisçilerde yaralanma sıklığı sert yada toprak kortta çim zemine göre yaklaşık 2,5-3 kat daha fazla olduğu saptanmıştır.

   Antreman programlarında esneklik yani fleksibiliteye yönelik çalışmalar bu tip zorlanmaların önlenmesinde etkili olabilecektir.

 

Stres kırıklarını önlemek?

      Oyun öncesi mutlaka ısınma ve germe yapılmalıdır. Molalarda dinlenme antreman sırasında aşırı zorlanmayı önleyecektir. Stres kırıklarının önlenmesinde diğer bir yol ise alternatif düşük etkili aktiviteler olan yüzme veya bisiklet gibi farklı aktivitelere yönelmektir.

    Sonuç olarak populer bir spor dalı olan tenis alt ve üst ekstremitelerde yaralanmalara açıktır. Üst taraftaki yaralanmalar kronik iken alt tarafta akut yaralanmalar ön plandadır. Kort yüzeyi özellikleri, raket özelliklerinin yarattığı vibrasyon etkisi ve raket kavrama pozisyonu, antreman öncesi ve sonrası ısınma ve soğuma alışkanlığı, özellikle  başlangıç döneminde baş üzeri servis atış stilinin doğru yerleşmesi yaralanmaların önlenmesinde etkili önlemlerdir


Sınırlı Sorumluluk Beyanı
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.© 2010 - 2018, Tüm hakları saklıdır. Gizlilik Sözleşmesi. Bu web sitesi CEOTECH tarafından yapılmıştır. Daha detaylı bilgi almak için lütfen tıklayınız.