Doç.Dr M.Kerem Canbora

Merhaba, web sitem üzerinden tecrübelerimi paylaşmaktan büyük mutluluk duyacağım. Sağlık dolu günler dilerim.

Normal Omuz

Normal Omuz

 Normal omuz üç eklemden oluşmuştur. Bunlar glenohumeral eklem (asıl omuzumuzu hareket ettiren eklem budur ve top ve yuva şeklindedir), akromioklavikular eklem, sternoklavikular eklem ve göğüs boşluğu ile kürek kemiği arasındaki skapulotorasik eklemlerdir.

Rotator manşet kürek kemiğini kol kemiğine bağlayan dört adaleden oluşmaktadır. Bu adaleler top ve yuva şeklindeki bu eklem etrafını bir manşet şeklinde sardıkları için rotator manşet olarak adlandırılmıştır. Rotator manşet adaleleri omuz hareketleri sırasında topu yuvaya bastırırırlar ve bu hareket esnasında döndürme hareketleri için stabil bir platform sağlarlar.


Omuz başı aşağıda görüldüğü gibi tıpkı bir tablanın üzerindeki golf topu gibidir

 

Bir başka deyişle omuz eklemi boşluğu olan ve top (daha büyük) ve yuvanın (daha küçük) büyüklük olarak uyumlu olmadığı  bir folk balığının dengede tuttuğu bir balon gibi de düşünebiliriz.

 

Yuva labrum adı verilen dizdeki menisküs benzeri bir doku ile genişletilir

 

Bahsettiğimiz labrum ve bağlar (glenohumeral) sayesinde omuz başı yuvada kararlı olarak durur. Labrum ve bağları arabalarda bizi ani çarpışmalardan koruyan ‘‘airbag’’ lere benzetebiliriz.

 

Omuz eklemindeki bu uyumsuz top ve yuva ilişkisi bazı özel durumlarında (travma, bağ gevşekliği yada ailesel faktörler gibi) katkısı ile omuz çıkıklarına zemin hazırlar. 

 

 Aşağıda genel bağ gevşekliği olan durumlar görülmektedir

 

Bahsettiğimiz menisküs benzeri labrum ve özellikle de kuvvetli bağlar aşağıda görüldüğü gibi tıpkı bir hamak etkisi ile büyük topu nispeten küçük olan   yuvada tutmaya çalışırlar.

 

Omuz çıkıkları topun yuvadan çıkması olarak tanımlanabilir

 

Önden  bakarken                                   Omuz Yerinde                                         Omuz Çıkmış

 

Omuz yerinde                                        Omuz çıkmış

 

Yandan bakarken                                  Omuz yerinde                                         Omuz çıkmış

 


Omuz çıkığı sırasında menisküs benzeri labrum ve bağlar yırtılarak tipik olarak çıkıkların tekrarlamasına yol açan ‘‘Bankart lezyonu’’oluşur

 

 

Bankart lezyonu ile beraber glenoid adı verilen yuva kısmında omuz çıkıkları sırasında ( genellikle ilk çıkıkta!) kemik kırığı da olabilmektedir

                            

                                                                                 Normal yuva (GLENOİD)

 

 

 

                                                                                    Yuvada kırık oluşmuş

 

 

Tekrarlayan omuz çıkığı olan hastalarda yuvada (GLENOİD) kırık varlığından şüphelenildiğinde bilgisayarlı tomografi ile bu durum teşhis edilebilir.

 

 

Travma Sonrası Oluşan Öne Çıkıkların Tedavisi

 

Ameliyatsız tedavi ve sonrasında fizik tedavi

 

İlk ani çıkıklarda omuz bir askı ile sabitlenerek oluşan sıvı artışı ve ağrının azaltılması amaçlanır. Benimde dahil olduğu birçok uzman çıkığın tekrar etmemesi için en fazla 3 haftalık omuz-kol askısı uygulamasını önermektedirler. Bu dönemin daha uzun tutulmasının çıkığın tekrar etmesini önlemediğine inanıyoruz. Omuz sabitlenmesinin arkasından fizik tedaviye başlanır ve bu sayede omuz adalelerinin güçlendirilmesi sağlanır. Tüm yapılanlara karşın 40 yaş üzerindeki hastaların bir bölümünde omuz manşet yırtıkları ve çıkığın tekrarı (% 50 den az) ile karşılaşılırken, 17-18 yaş cıvarında % 90 dan fazla çıkık tekrarı ile karşılaşılabilmektedir.


Omuz çıkıklarının cerrahi tedavisi

Omuz çıkıkları eğer tekrar ediyor ise ve bu sorun kronik yani devamlı hale gelmiş ise cerrahi tedavi şarttır. İlk omuz çıkığı sonrası cerrahi tedavi kararı bazı faktörlere bağlıdır. Örneğin yuvada yani glenoid kemikte topu yani omuz başını yerinde tutacak kemik eksikliği oluşmuş ise hemen ameliyat düşünülmelidir. Yuvada kemik eksikliği yok ise ameliyat kararı kişinin yaşı, aktivite seviyesi, sportif faaliyetleri gibi kişisel faktörler göz önünde bulundurularak verilir.

 

Omuz çıkıklarında Açık ve Artroskopik (KAPALI) tedavi

 

Kemik kaybı yok ise tedavideki amaç yukarıda bahsedilen Bankart lezyonunun ve kapsül dokusunun tamir edilerek eklem kararlılığının devam ettirilmesidir. Hastaların tamanına yakın bir kısmında cerrahi tedavi artroskopik yani kapalı olarak gerçekleştirilebilir. Artroskopik (kapalı) tedavi yırtılan menisküs benzeri yumuşak dokunun yuvanın yani glenoidin kenarlarına aşağıda görülen ucundan sağlam iplerin çıktığı eriyebilen küçük vidalar ile tekrar dikilmesi şeklinde gerçekleştirilmektedir.

 

 

                              Artroskopik (kapalı) tamir                                                                   Tamir sonrası 

 

Artroskopik (kapalı) tamirin açık tedaviye göre avantajları

Günümüzde gelişen teknikler ile beraber kapalı tedavi le açık tedavi sonuçları eşit hale gelmiştir. Daha az ağrı ve aynı gün taburcu edilebilme gibi avantajlar artroskopik yani kapalı tedaviyi tercih edilebilir hale getirmiştir. Artroskopik tedavide rotator manşet gibi normal dokuların açık tedavide olduğu gibi ayrıştırılması gerekmez. Bu sebeple ağrı azaldığı gibi fizik tedavi süreci de daha sorunsuz geçmekte dolayısı ile hastanın normal hayatına geri dönüşü  hızlanmaktadır. Enfeksiyon oranları kapalı tedavide açık tedaviye göre daha düşüktür.

 

Açık tedavi hangi durumlarda gerekli olur?

Hastaların % 90 da artroskopik yani kapalı tedavi uygulanabilmektedir. Buna karşın geri kalan % 10 hastada özellikle ilk çıkıkta oluşan yuva (glenoid) kırıkları ve kemik kayıplarında yada kapsül yırtıklarında açık cerrahi gerekebilmektedir. Bu durumlarda Latarjet adı verilen yöntem ile yuvadaki kemik eksikliği takoz görevi görecek kemik transferi ile giderilir.

Böylelikle topun yuvadan çıkması kemik nakli ile önlenir. Bu yöntem usulüne uygun olarak açık olarak yapıldığında çok etkilidir.

 

 

Aşağıda Latarjet (kemik blok yöntemi) ile ameliyat edilen hastamızın ameliyattan 3 hafta sonraki yarası ve hareketleri görülmektedir.

 


Sınırlı Sorumluluk Beyanı
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.© 2010 - 2018, Tüm hakları saklıdır. Gizlilik Sözleşmesi. Bu web sitesi CEOTECH tarafından yapılmıştır. Daha detaylı bilgi almak için lütfen tıklayınız.